Kayıtlar

çocuk eğitimi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Çocuklarımıza sorumluluk duygusunu nasıl kazandırabiliriz?

Resim
Sağlıklı bir çocuğa sahip olmak her anne- baba için çok özel bir durumdur. Anne babalar, doğduğu andan itibaren tüm yaşam koşullarını çocuğa endeksli olarak düzenlemeye başlar. Yatma saati, yemek saati, gezilecek mekânların seçimi, evde izlenecek televizyon programları, evin düzeni vs… Tüm bunlar, çocuğun gelişimi için önemli etkenlerdir. Anne babanın, çocuğun eğitimi konusunda yeterli bilgiye sahip olması çok önemlidir. Bebeklik döneminden itibaren çocuğun beslenmesinden tutun da, onunla nasıl iletişim kurulacağı, ses tonunun nasıl ayarlanması gerektiği hatta güzel sözlerle çocuğa nasıl hitap edilmesi gerektiği gibi birçok konuda ebeveynin bilgi sahibi olması önemli bir parametredir. Yine, çocuğun yemek yemesi için desteklenmesi, tuvalet eğitimi için sağlıklı bir yol izlenmesi, yaşına uygun oyuncak seçimi ve sosyalleşmesinin desteklenmesi de ebeveynin dikkat etmesi gereken başlıca hususlardandır. Anne- baba, çocuğu kendi başına yapabileceği işlerde desteklemelidir...

İdeal anne-baba tutumu nasıl olmalı?..

Resim
Eğitimin aileden başladığını hepimiz biliriz. (Hatta anne karnından…) Anne ve babanın çocuğa karşı tutum ve davranışları, çocuğun kişiliğini oluşturan, geleceğini etkileyen en önemli faktörlerden birisi. Anne babanın çocuğa karşı tutumu, çocuğun ileride nasıl bir kişi olacağını belirliyor ve onun kişilik, zihinsel ve sosyal gelişimi üzerinde oldukça etkili oluyor. Uzmanlar, anne ve baba tutumlarını ‘aşırı baskıcı ve otoriter’, ‘dengesiz ve kararsız’, ‘izin verici’ (aşırı hoşgörülü), ‘ilgisiz ve kayıtsız’, ‘aşırı koruyucu ve müdahale edici’, ‘mükemmeliyetçi’ ve ‘demokratik’ olmak üzere yedi bölüme ayırmışlar ve incelemişler. Bu yedi tip anne baba tutumunu uzun uzadıya anlatacak değilim, zaten adlarından da ne anlama geldikleri belli oluyor. Bu yedi tip anne baba tutumunun, yanlış olanlar da dahil her biri “çocuklarını sevmek”ten ileri geliyor. Anne ve babalara “neden çocuğa böyle davranıyorsunuz” diye sorulduğunda büyük oranda “ben onun için, onu sevdiğim iç...

Televizyonsuz ve internetsiz, mutlu bir aile...

Resim
Günümüzde aile kavramını aşındıran en önemli etken televizyondur. Bir diğeri ise son yıllarda kullanımı gittikçe yaygınlaşan, hatta kontrolsüz ve denetimsiz boyutlara ulaşan sanal dünya, internet... En temel ahlak kurallarını bile hiçe sayan magazin programları, 10 - 12 yaşındaki çocukların bile sevgililerinin olduğu diziler, vahşetin kanıksanması için kanlı - silahlı görüntüleri defalarca yayınlayan haber programları aslında geleneksel aile kavramına en büyük darbeyi indiren unsurlardır. Zaman zaman "Acaba bu tür programları Türk aile yapısını bozmak için bile bile mi yapıyorlar" diye sormaktan kendimi alamıyorum doğrusu. Denetimden, kontrolden uzak sanal alem, internet, sosyal paylaşım adı altında yalan yanlış, kirli ve ahlaksız içeriklerin de paylaşıldığı Facebook türü siteler, şiddeti, hayalciliği, kolaycılığı ve tembelliği özendiren internet oyunları, insanları sosyal çevresiyle, ailesiyle, çocuklarıyla iletişimden koparan sanal bir alem... Tüm bu olumsuzluklar...

Sınavda başarılı, hayatta başarısız çocuklar...

Resim
Okulları işim gereği çok geziyorum. Gittiğim okullarda özellikle birinci kademede yani anasınıfı, birinci ve ikinci sınıflarda sınıfa girer girmez birçok yerde öğretmen hemen “Hadi çiçek olun” der. Çocuklar ellerini önde kavuşturur, ağızlarına fermuar vurulmuş gibi gıkını çıkarmaz. Siz ne kadar kalırsanız onlar da o kadar sessiz olur.   Hiç unutmam. Gittiğim bir okulda okul yöneticisine öğretmenlerin durumu ile ilgili soru sorduğumda “Mükemmel” yanıtını aldım. Merak ettim. Neye göre mükemmel olduğunu. Aldığım cevap şu oldu: “Sınıflarında çıt çıkmaz!”   Hadi bir de buradan bakın. Sınıfı susturan, öğrencileri konuşturmayan, çiçek olan, öğrencilerini mum gibi tutan öğretmen bazı yöneticilere göre mükemmel.   Böyle öğretmen ve yönetici tiplerinin azınlıkta olduğunu düşünmeyin. Sayıları azımsanmayacak kadar fazla. Ve işin ilginç yanı takdir görüyor.   Sizi bilmem ama bana göre ses olan sınıfta iletişim, etkileşim vardır. Okullar sadece bilginin ak...